E-ticaret adımlarının anlatıldığı bu bölüm kitabın üçüncü baskısına eklenen yeni bölümlerden biridir. Bu bölümde, e-ticaret ve e-dönüşüm sürecindeki kritik işler ve görevler açıklanmıştır. Ticari kuruluşların, ticari olmayan kurumların sanal mecrada ne işler yapabilecekleri daha önceki bölümlerde anlatılmıştı. E-dünyada var olmanın tek nedeni bu mecradan satış yapmak değildir. Firma kendini, ürün ve hizmetlerini tanıtmak için sitesini kurmuş ve internet kullanıcılarına bu mecrada var olduğunu, erişilebilir olduğunu göstermeyi amaçlıyor olabilir.
Ancak amaç, bu mecrayı aynı zamanda bir dağıtım kanalı olarak kullanmak, internet üstünden tanıtım, pazarlama, alım satım işlemleri yapmak ve güvenli bir ödeme altyapısı kurarak ödeme kabul etmekse bunları müşteri odaklı, verimli, etkin ve yaratıcı e-uygulamalar ile gerçekleştirdiği sürece sürdürülebilir bir başarı sağlar. Son yıllarda ağlar üstünde ve sanal mecrada ortaya çıkan çok çarpıcı e-uygulamaların ve yaratıcı e-iş modellerinin geliştirildiğini gözlüyoruz. Zaman zaman da başarılı olmuş e-girişim ve e-girişimcilerden etkilenerek onların kurdukları “start-up” şirketlerin benzerlerini kurmayı hayal edenlere rastlıyoruz.
Ancak tüm bunlara nasıl başlanır, ilk atılması gereken adım nedir, gereken maddi ve maddi olmayan kaynaklar nedir? Kimlere ihtiyaç duyulur? Hangi kurum ve şirketlere hangi hizmet için ve nasıl başvurulur? Son yıllarda sayıları artan hizmetleri çeşitlenen ve moda deyimiyle bazı iş ve çözüm ortaklarına ve e-ticaret yazılım paketlerine hangi aşamada ihtiyaç vardır? Eticaret hizmeti sunan alternatifler çoğaldıkça bu hizmeti alacak olanlara ürün ve hizmetleri karşılaştırma fırsatı doğuyor. Bu durumun karar süreçlerini olumlu etkilemesi beklenirken, bazenbelirsizlikler karar verme süreçlerini uzatıyor.
Bu bölümde bu soruların cevapları aranmaktadır. E-ticaret ve e-dönüşüm adımları sistematik biçimde sıralanırken, süreç iki açıdan; teknik ve idari kararlar açısından değerlendiriliyor. Teknik adımlardan kastedilen fiziksel ve teknolojik altyapıyla ilgili adımlar. İkinci açıdan değerlendirmede ise gerek teknik, gerek teknik olmayan adımlarda yönetimin vermesi gereken kararlar zincirine odaklanılıyor.
E-ticarete adım atmak isteyen ve internette iş kurmak isteyen web girişimcilerine, ülkemizde bu sektörün ilk uzmanlarından biri olan Burak Büyükdemir’in www.etohum.com sitesinden yararlanmalarını tavsiye ediyorum.
3. BÖLÜM SORULARI
1. E-ticaret adımlarını atarken verilmesi gereken teknik ve idari kararlar nelerdir?
2. Finansal kaynak yetersizliği e-girişimde ne derece önemlidir?
3. Teknolojinin sunduğu her e-uygulama e-işletme tarafından benimsenmelimidir? İhtiyaç analizi bu kararda nasıl rol oynar?
4. Bilgisayar donanım ve ekipman seçimini ve satın alma kararını etkileyen unsurlar nelerdir?
5. Bilgisayar donanım ve yazılım, internet erişimi, web barındırma hizmeti, e-ticaret çözümleri site tasarım hizmetleri sunan firmaları internetten araştırarak sundukları ürün ve hizmetleri karşılaştırınız.
6. Yukarıdaki soruda yapmış olduğunuz karşılaştırmalarda hangi parametreleri kullandınız? Sektörde karşılaştırma yapacak standartlar mevcut mu?
7. İşletme ihtiyaç duyduğu internet bağlantı düzeyine nasıl karar vermelidir? Hangi koşullarda daha hızlı ve geniş bant erişim ihtiyacı artar.
8. Web üstünden almak isteyeceğiniz bir alan adı düşününüz ve bu hizmeti veren yerli veya yabancı siteleri araştırarak almak istediğiniz alan adının boşta olup olmadığını kontrol ediniz.
9. Sanal POS hizmeti sunan bankaları araştırınız ve sitelerinden bu hizmetleriyle ilgili süreci inceleyiniz.
10. http://eticaret.garanti.com.tr, sitelerini ziyaret ederek adım adım eticaret konusunda sundukları bilgileri inceleyiniz.
E-ticaret adımlarını atarken verilmesi gereken teknik ve idari kararlar.
Ülkemizde küçük ve orta ölçekli şirketler hatta büyük şirketlerin önemli bir kısmı aile şirketleri olarak faaliyetlerini sürdürmekte olup, büyük kurumlardan farklı şekilde hareket ederler. Bu özellikleri onlara rakipleri karşısında son derece esnek olabilme avantajı sağlarken diğer taraftan, e-ticaret söz konusu olduğunda bir çok olumsuzluklara da sebep olabilmektedir. Küçük ve orta ölçekli şirketlerde karar alma genellikle şirket sahiplerinin inisiyatifinde iken, büyük şirketlerde daha çok ilgili bölümlerin katılımları ile gerçekleşmektedir. Bu özellikleri nedeniyle küçük şirketlerde bilgisayarlaşma, veribankası oluşturma gibi gereksinimler, kurumlaşmış şirketlere nazaran çok daha düşüktür, iş akışları yeterince iyi tanımlanmamış ve e-ticarete geçmeden önceki durumlarında işletme kendi kurallarını bir kurum kimliği çerçevesinde genellikle yeterince iyi oturtamamıştır. Dış kaynakların yeterince iyi takip edilememesi gibi problemler sıklıkla yaşanır.
E-Ticaret yapmayı düşünen bir şirketin ilk olarak sıfır noktasında kendisine şu soruları sorması gerekir;
• Müşterilerimizin, potansiyel müşterilerimizin veya konuyla ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayabilecek ya da interaktif kullanım özellikleri ile piyasa araştırmaları yaparak, şikayet ve tavsiyeleri alarak strateji geliştirebileceğimiz ve iyileştirmeler yapabileceğimiz bir web sitesi bizim için yeterli midir?
• Bu organizasyonun gerçekten e-ticaret yapması gerekiyor mu? E-ticaret yaparak ne elde etmek istiyoruz? Bu yatırımı yaptıktan sonra hedeflerimize ne kadar yaklaştığımızı nasıl ölçeriz, bu iş için danışmanlık almamız gerekir mi? Hangi şirketle çalışmalıyız? sorularına cevap araması gereklidir.
Yani işe teknik açılardan önce idari boyutu açısından bakılması çok önemlidir.
Örneğin toptancı bayilerine satış yapan ithalatçı bir şirketin işi tüm detayları ile irdelemeden, web sitesi üzerinden bırakın satış yapmayı yalnızca fiyat vermesi bile çok büyük sıkıntılara neden olabilir. Bu durumda bayi, tedarikçisinin kendi müşterilerine doğrudan ulaşmak istediğini düşünerek farklı arayışlar içerisine girme ihtiyacı hissedebilir ve ana firma e-ticaret hevesi ile bu kez portföyündeki müşterilerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilir. Netice itibariyle bizim herşeyden önce üzerinde durmamız gereken nasıl e-ticaret yaparızdan çok, neden e-ticaret yapmaya çalıştığımızdır. Bu nedenle yapılabilecek en büyük hata başlangıçta, “çağın satış yöntemi e-ticaret, bu işin bir çok da başarılı örneği var” diyerek, web sitesi tasarımcısı veya yazılım şirketleri aramaya başlamaktır. Şirketin asıl işi ürününü minimum riskle ve sürdürülebilir maximum kar marjı ile satmak ve bu sayede para kazanmaktır. İşin işletme boyutu en önemli kısmıdır, ve zaten bu kısımı düzgün tanımlamadan teknik boyutunu halletmeye çalışmak daha en başından büyük hata olur, bu sayede gereksiz paralar harcanır, şirket çalışanları demotive olur ve bir süre sonra sıfır noktasından daha da geriye gittiğimizin farkına varırız. E-ticaretin asıl amacımıza ulaşabilmek için kullanmakta olduğumuz diğer araçlarımızdan birisi olduğu bu işe başlamadan önce tüm karar verici birimler tarafından açık bir şekilde anlaşılmalıdır.
E-ticaret yapabilmek için şirketin başlangıçta son derece düzgün çalışan bir alt yapıya sahip olması gereklidir. Bunun sebebi e-ticarette normal durumda satış ve pazarlama temsilcileri ile yaptığımız satışlarımızı internet aracılığı ile yapmaya çalışmamızdır. Müşterimizin karşısına tecrübeli işinin ehli, eğitimli, sorulara hemen cevap verebilen, müşterisinin ruh halini anlayıp duruma göre konuşmayı yönlendirebilen satıcılarla çıkmak yerine artık müşterimizin karşısına bilgisayar ekranında bir görüntü olarak çıkacağımızı unutmamalıyız.
Ülkemizde küçük ve orta ölçekli şirketler genellikle ERP yazılımlarını yalnızca muhasebelerini tutmak ve stoklarını görebilmek için kullanıyorlar. Örneğin tedarikçilere verilmiş olan sipariş miktarları, termin süreleri, ortalama masrafları vb., bu siparişlere bağlı olarak müşterilere verilmiş teklifler, bu tekliflerden sonuçlananlar, diğer taraftan müşterilerinin özel bilgileri hatta web siteleri, e-mail adresleri genellikle excel veya word dökümanlarında, kişisel ajandalarda tutulmakta. Durum bu şekilde olunca tüm organizasyonun kullanabileceği bir veribankası oluşturmak, web sitesi üzerinden kampanyalar düzenlemek, müşterilerin özel bilgilerini, tüketim alışkanlıklarını öğrenerek yani onları çok daha iyi tanıyarak onlara uygun teklifler hazırlayabilmek oldukça zor ve içinden çıkılmaz bir durum oluyor. Müşterimizin kuracağımız sanal marketten aradığı ürünü bulabilmesini, stoklarımızı görebilmesini, stoklarımızda olmayan bir ürün geldiğinde haber verilebilmesini de sağlamamız mümkün değil. Başlangıçta web sitemizi o an için en güncel haliyle hazırlamış olsak bile, şirketimizin kullanmakta olduğu ERP ile web sitemizi konuşturamadığımız yani sitemizi yaşatamadığımız sürece, zaten en baştan kaybetmiş oluruz.
Tedarikçilerimizle ilişkilerimizin, sipariş alındıktan sonra nasıl paketlenecek, nasıl sevk edilecek, tahsilat nasıl yapılacak, garanti süreleri koşulları nasıl olacak, herhangi bir iade söz konusu olduğunda nasıl hareket edileceğine dair koşulların daha en başında çok iyi belirlenmesi gerekmekte.
Tüm bu detaylar gözden geçirildikten sonra e-ticarete karar verilmesi halinde, işin teknik boyutları önem kazanmalıdır. Bu aşamada e-ticaretin bize maliyetinin ne olacağı konusunda fikir sahibi olmaya başlarız. İş hayatındaki herkesin veya her şirkette bir uzmanın teknik konulara detaylı şekilde hakim olması beklenemez. Fakat genellikle bilgisayar kullanımının internet kullanımı ile birlikte çok büyük bir hızla yaygınlaşmasıyla, küçük şirketler bile genellikle eskiden outsource ettikleri IT işlerini, kendilerinin istihdam ettikleri hiç değilse 1-2 kişilik IT kadroları ile çözmekteler. Bu durumda ilk olarak kendi içimizde bu işin teknik boyutlarını halledebilmemiz mümkün değilse, bu işte uzmanlaşmış danışmanlarla çalışmamız gerekir. E-ticarette teknik adımlar, bilgisayar, yazılım donanım ve çevre birimlerinin edinilmesi, internet erişimi ve ağ teknolojilerinin kurulması, web sitesi kurma barındırma ve yönetimi ile bunun alt başlıkları olan alan adı seçimi ve tescili, sitenin tasarımı, sitenin erişilebilirliğinin sağlanması, sitenin işleyişi ve yönetimi, güvenlik sisteminin kurulması ve ödeme alt yapısının kurulması alt başlıklarından oluşur. İşletme bu adımlar üzerinde durmalı ve işin neresinde olduğunu ve nereden başlaması gerektiğini bu tablo üzerinde belirlemelidir.
KOBİLİFE NİSAN 2010 SAYISI Şule Işınsu Özmen
BİR KOBİ’NİN E-DÖNÜŞÜM HİKAYESİ
Bu yazımda, KOBİLİFE dergisi okuyucularıyla e-ticaret girişimcisi genç bir arkadaşımızın ve ekibinin başarı hikayesini, bir e-dönüşüm başarısını paylaşmak istiyorum. Aslında bu başarıyı sadece e-dönüşüm olarak nitelendirmek süreci anlatmak için yetersiz kalacak. Çünkü içinde e-dönüşümün yanısıra bir e-girişim ve e-vizyonerlik söz konusu. Yazılarımda önemsediğim konulardan birisi de KOBİ’lerin örnek alabilecekleri vakaları analiz etmek ve onlara küçük de olsa özellikle dijital ekonomideki, sanal dünyadaki yeni iş kuralları ve e-işler konusunda bazı tavsiyeler verebilmek.
E-dönüşüm konusuyla ilgili temel adımlardan daha önceki yazılarımızda söz etmiştik. Özellikle KOBİ’lerimizin e-dönüşümlerini gerçekleştirmesi, e-vizyon sahibi olması gerektiği yadsınamaz. E-dönüşüm, artık işletme sahip ve yöneticilerinin anlamlı bir çoğunluğunun farkında olduğu bir süreç. Farkındalığın olması ne yazık ki bu sürecin başarıyla yürütüleceği anlamına gelmiyor. Fakat önemli ve öncelikli şartı.
E-ticaretin, e-dönüşümün önündeki “e” kısaltmalarını kısaca, bilişim teknolojileri, bilgisayar donanım ve yazılımları ve İnternet ile başlayan bilgisayar ağlarında ve sosyal ağlarda gerçekleşen web tabanlı uygulamalar, araçlar olarak özetleyebiliriz. İşletmelerin “e” leri araç olarak kullanmasının katma değeri çok yüksek.Artmaya da devam ediyor. E-dönüşümün ilk aşamalarından birisi otomasyon. Üretim ve pazarlama aktivitelerinin, bilgisayar ve mobil donanım ve yazılımlarıyla mümkün olduğunca otomasyonunun sağlanması verimliliği artıran bir süreç. İnsan kaynaklarını, mali kaynakları ve üretim varsa ham madde ve yarı mamul maddelerin yönetiminin Kurumsal Kaynak Planlaması yazılımlarıyla, satışların satış otomasyon yazılımlarıyla, müşteri ilişkilerinin Müşteri İlişkileri Yönetimi yazılımlarıyla ve yaklaşımlarıyla gerçekleştirilmesi gibi.
E-dönüşüm kavramını hatırlatmayı daha fazla uzatmadan yazının asıl konusu olan başarı öyküsünü dönelim.
Başarı öyküsünü paylaşmak istediğim e-girişim markası “tish-o” ve web sitesi http://www.tish-o.com.tr. “tish-o”, 1989 yılından bu yana onlarca ülkeye tekstil ürünleri imalatı ve ihracatı yapan Demal Teksitl Ltd . Şti’ nin tescilli markası.
Tish-o.com.tr sitesi, tişörtünü kendin yap sloganıyla hizmet veren bir tişört sipariş sitesi. Burası klasik satış yapan bir e-ticaret sitesi değil. Farklılık yaratan e-iş modellerinin en önemli özelliği, bayan, erkek, çocuk tişörtlerinin üstüne müşterilerin kendi tasarladıkları veya siteden seçtikleri çeşitli tasarımların, metinlerin, fotoğrafların baskısının yapılması. Siteden verilen siparişler e-ticaretin kurallarına uygun güvenlik ve güvenilirlikte kısa bir süre içinde kargo ile müşterinin adresine teslim ediliyor.
Tish-o markasının temeli olan ve üretimini gerçekleştiren Demal Tekstil 1989 yılında kurulduğunda henüz 7 yaşında olan Fatih Demir ise şirketin tish-o projesini, kendisine inanlarla birlikte 2007’de hayata geçiren ikinci kuşak sahip ve yöneticilerinden. Ar-Ge çalışmalarının 2006 yılında başladığını belirten Demir o zaman henüz 24 yaşında. Sitelerinde “Biz Kimiz?” bölümünde belirttikleri gibi birçok kişinin hayal dahi edemediği bu proje ile, Türkiye’nin ilk online tasarım markası “tish-o” yu 2007 yılı başında ekibiyle birlikte hayata geçiriyorlar.
“tish-o” nun ürünlerinin tamamı fabrikalarında imal ediliyor ve baskıları orada yapılıyor. Geleneksel ticaret hayatına 1989 yılında başlayan bir imalat şirketi 2007’de online bir markaya dönüşüyor. “tish-o” ekibi, imalat deneyiminlerinin olmasını, imalat ve baskıyı kendi bünyesinde gerçekleştiren bir marka olmalarıını, sahip oldukları önemli bir güç olarak vurguluyor. Yani satın alınan her bir ürünün ham iplikten başlayarak, örülüp kumaş haline gelmesi, boyanması, kesim ve dikim işlemleri, basılmış ürün olarak müşteriye iletilinceye kadar geçen bütün işlemler kendi bünyelerinde gerçekleşmekte. Diğer bir ifadeyle, e-ticarette her zaman dikkat çekmeye çalıştığımız bir prensip olan işlerin ticaret yönünü bilmeleri, onları başarıya götüren etkenlerden birisi.
Bu konuyla ilgili yanlış anlamaya yol açmamak için altının çizilmesi gereken önemli bir nokta var. E-ticaret sitelerinin kendi imalatlarını yapma şartları elbette yok. Fakat burada üstünde durulması gereken birinci konu, kendi imalatını yapan bir tekstil fiirmasının online bir markaya dönüşme girişimi. İkinci konu ise uzaktan, kumaşına dokunmadan siparişi verilen bir giysinin kalitesinin bu sayede güvence altına alınabilmiş olması. Zaten prensipleri gereği kendileri üretmedikleri tişört üstüne baskı yapmıyorlar. Dikatinizi yeniden çekmek istediğim Ar-Ge çalışmalarına, markalaşma hazırlıkları sırasında başlıyorlar ve bu araştırmalar sonucu “Nefes Alabilen Baskı” yöntemini Türkiye’ye getiriyorlar ve baskılı tişörtlerin üretiminde de bir üstünlük yaratıyorlar.
Sitelerinde, müşterilerinden gelen yazılara göz attığınızda müşterilerin, tişört kalitesine ne denli önem verdiklerini ve bundan duydukları memnuniyeti dile getirdiklerini görüyorsunuz. Bunun yanısıra Web sitelerinden sundukları hizmetler başta olmak üzere online dünyada yapılması gereken pazarlama, satış ve müşteri ilişkileri yönetimine özen göstermeleri diğer kuvvetli yanlarından birisi. Daha önceki yazılarıımın konuları arasında yer alan Web sitelerinin sahip olması gereken özelliklere göre incelediğimizde, sitede yer alan bilgilerden, görsellik konusuna, işlevsellikten etkileşimli uygulamalara kadar hiç bir şeyin rasgele düzenlenmediğini farkediyorsunuz. Elbette her zaman daha da mükemmelinin yapılacağını göz ardı etmeden. Online alışverişlerde yaşanma olasılığı olan muhatap bulamama, yetkiliye ulaşamama, siparişten haber alamama gibi sorunların yaşanmaması için bu konular üstünde titizlikte durduklarını belirten tish-o ekibi, mesai saatleri içerisinde telefon ve mail yolu ile kendlerine her zaman ulaşılabileceğini talep, istek ve görüşlerin iletebileceğini söylüyorlar.
Web sitelerinin başarısı 2009 yılında Altın Örümcek halk oylaması 1.si olarak tescillenmiş. Girişimci ve başarılı gençlerin ödüllendirildiği çeşitli kuruluşlardan da ödüller kazanmışlar.
KOBİLİFE’ın Ocak sayısında “Sosyal Medyada Var Olmak KOBİ’lere Neler Kazandırır” başlıklı yazım yer almıştı? Bu yazıdan, pazarlama iletişiminde kullanılması önerilen Web 2.0 uygulama örneklerinden, sosyal medya’da var olmanın önemini ve yöntemleri hatırlayacaksınız. Tish-o’nun genç e-vizyon sahibi, kendi ifadeleyirle “tish-o” ya aşık genç ve dinamik girişim ekibi doğal olarak sosyal medya’da var olmayı da biliyorlar. Etkileşimin ve paylaşımın e-dünyanın bir gerçeği olduğunu son yıllarda daha çok gözleme fırsatı buluyoruz. Bu gerçeğin farkında olan bu genç ekip sosyal ağlarda markalarıyla profiller oluşturarak müşterileri ve ürünleriyle ilgilebilecek potansiyel kitleye ulaşıyorlar ve pazarlama iletişimlerini bu mecralardan izleyenleriyle paylaşıyorlar.
http://www.tish-o.com – MÜŞTERİ DENEYİMİ10 gün önce henüz bilmediğim bir siteydi tish-o. Geçen hafta e-ticaret dersimize kurucusu Fatih Demir katıldı ve bizlere sayfasını anlattı. Tish-o’nun müşterilerine sunduğu teklif, kendi tasarımlarını yaratıp bunları t-shirt, eşofman, bardak… vb bir çok ürün üzerine bastırarak satın alabilmek. Bu tasarım yaratma sürecinde kategorilere göre ayrılmış dizaynlar ile müşterilere geniş seçenekler sunuyorlar. İstediğiniz resim ve yazıyı da ekleyerek tasarımınızı son derece özel (customized) hale getirebiliyorsunuz. Rakipleri arasında değerlendirmek gerekirse zaten internet üzerinden bu işi yapan tek firma onlar. Geleneksel t-shirt baskı firmaları ile karşılaştırınca ise üstünlükleri çok fazla. Öncelikle geleneksel bir baskıcıya gittiğinizde size kötü kumaştan yapılmış, beyaz bir erkek t-shirt’ü çıkartırlar. Üzerine basılmasını istediğiniz resmi yanınızda götürürsünüz. Onlar da bu resmi alıp üzerine baskı yaparlar. Tish-o da ise birçok ürün seçeneğiniz var. Bayan, erkek, çocuk, aksesuar şeklinde kategorilerden beğendiğiniz ürünü seçebiliyorsunuz. Ayrıca bu ürünler için birçok renk seçeneği de sunuluyor. Tish-o kendi üretimini yapmak gibi bir güce sahip. Bu sebeple kumaşlar kaliteli. Baskısını da öyle geleneksel baskıcılar gibi makinede değil, direk dokuma aşamasında yapıyorlar. Bu nedenle gidip bir mağazadan aldığınız markalı bir t-shirt’den farksız oluyor. Eğer pazarı daha geniş açıdan ele alırsak baskılı ürün satan her mağaza tish-o’nun rakibidir. Son derece kişiye özel olan tasarım imkânı ile kendilerini bu rakiplerden de kolayca ayırabiliyorlar. Günümüzde herkesin giydiğini giymek çok da istenilen bir durum olmaktan çıktı. İnsanlar farklı olmak, kendilerine özel şeyleri üzerlerinde taşımak istiyorlar. Tish-o da bu yeni müşteriye istediği tarzda bir teklif sunuyor.
Ben bu sunumu henüz dinlerken kafamda tasarımlara başlamıştım. Bir yakınım hamileydi ve 2 hafta sonra doğum günüydü. Ne alsam diye düşünüyordum. Tish-o kategorileri arasında hamile bluzu ve hamile tasarımlarını da görünce “işte bu” dedim. Eve gider gitmez sayfayı açtım ve hemen üye oldum. Üye olmak son derece kolay ve ücretsiz. Ardından kendi dizaynımı yapma sürecine başladım. Bayan tasarımlarından hamile bluzunu, kategoriler arasından da hamile tasarımlarını seçtim. Hepsi o kadar esprili ve şekerdi ki ne koyacağımı şaşırdım. Hamile olan kişinin ilk bebeği olacağından, “first time mother” yazılı hamile bir bayan çizimini bluzun ön kısmına yerleştirdim. Önce ben bunu nasıl ortalayacağım diye düşünürken, oradaki ortala tuşunu gördüm, rahatladım. İstediğim boyuta getirdim ve ön kısım tamamlandı. Sonra arka tarafını çevirdim. Oraya da bebeğin cinsiyeti erkek olduğu için “boy” yazısını iten ufak bir bebek resmini ve yumurtadan çıkan bir civciv resmini yerleştirdim. Yine istediğim şekle soktum ve bluz tamamlandı. Bir aksilik olmaması için tasarımı kaydet butonuna bastım. Site beni tasarımlarım bölümüne aktardı. Orada bluzun üzerine Mouse götürünce bluzun arkalı önlü büyük halini görüyorsunuz. Aslında bu imkânın tasarım aşamasında sağlanmasını beklemiştim. Tasarım aşamasında büyük halini gördüğümde arka bölümde iki şekil arasında biraz daha boşluk olması gerektiğine karar verdim. Tasarıma geri döndüm ve değişikliği yapıp tekrar kaydettim. Burada bence gereksiz bir işlem daha oluyor. Şöyle ki, tasarımı kaydedip tasarımlarım alanına seni yönlendirdikten sonra, büyük halini gösteriyor. Burada zaten kafanızda onayı veriyorsunuz beğendiyseniz. Ama oradan satın alma işlemine doğrudan gidemiyorsunuz. Tasarımınıza tıklayınca sizi tekrar dizayn kısmına yönlendiriyor. Oradan sepete ekleyip alışverişe devam ediyorsunuz. Alışveriş sayfasına geldiğimde hediye paketi işareti vardı. Bu çok güzel düşünülmüş. Sadece 1,5TL karşılığında ürünü hediye paketi yapıp gönderiyorlar. Paketin şeklini de görebiliyorsunuz. Orada bir yazı gözüme çarptı. 25TL’lik daha alışveriş yaparsanız kargo ücretsiz olacak şeklinde. Benim de aklıma kuzenim doğum gününün yaklaştığı geldi. Hemen bu yazının altındaki alışverişe devam et butonuna bastım. Kuzenime de aramızda anlam taşıyan esprili bir yastık hazırladım. Onu da sepetime ekledim ve devam ettim. Maalesef 2TL farkla bedava kargoyu kaçırdım. Kargo da 4 TL olduğu için çok da sorun olmadı. Yalnız bu noktada bir sorunla karşılaştım. 2 ürün aldığım halde ikisi bir sipariş olarak gözüküyordu. Hediye paketi seçeneklerinde ise 2 ürün ayrı olarak paketlensin şeklinde bir şey yoktu. Hediye paketi olsun seçeneğini işaretledim. Neyse ki bir sonraki sayfada müşteri temsilcisine not bölümü vardı. Buraya 2’sinin ayrı hediyeler olduğunu ve ayrı olarak paketlenmelerini istediğimi söyledim. Ama ödeyeceğim paraya 2 paket parasını yansıtamıyordum. Bu nedenle ek olarak, eğer 2 ayrı paket yapma şansınız yoksa yastığı poşete koyun, sadece bluzu paketleyip getirin dedim. Ardından kart bilgilerimi girdim ve alışverişimi tamamladım. Hemen mail adresime mail geldi. Alışverişimin durumunu siparişlerim bölümünden takip edebileceğim yazıyordu. Oraya gittim. Siparişim onay bekliyordu. Bankadan onay geldi ve hemen mail ile bana bildirildi. Siparişlerim bölümünde de onaylandığı hemen yazdı. Ertesi gün tekrar siteye girdim siparişlerim bölümüne gittim. Üretimde olduğu yazıyordu. Teslim süresi olarak 3 iş günü denmişti. Tam olarak 2 gün sonra akşam saatlerinde tish-o’dan mail geldi. Siparişiniz kargoya teslim edilmiştir şeklinde. Hemen siteye girip online müşteri hizmetine tıkladım. Müşteri temsilcisine şu numaralı siparişimin kargoya verildiği hakkında mail aldığımı söyledim. Ancak adres olarak ofis adresimi verdiğimi saatin şuan 17.00 olduğunu ve saat 18.00’den sonra ofiste kimsenin olmayacağını söyledim. Mümkünse ertesi gün gönderebilir misiniz dedim. Müşteri temsilcisi, ürünü kargoya verdiklerini ve ne zaman gönderileceğini bilmediklerini söyledi. Ben de o zaman kargonun adını istedim. Arayıp kendim söylemek için… Sürat kargo ile gönderdiklerini ve akşam kargo şirketinden bana ürün ve teslimat ile ilgili bilgi geleceğini söylediler. Ben de teşekkür ettim ve konuşmayı bitirdim. Dedikleri gibi akşam kargo firmasından mesaj geldi. Sabah da telefon ettiler. Ürünlerim de o gün içerisinde teslim edildi. Böylece tish-o söz vermiş olduğu gibi 3 iş günü içerisinde siparişimi teslim etti. Ürünler istediğim şekilde ayrı olarak paketlenmiş şekilde bana ulaştı. Ben de heyecanla bu orijinal hediyelerimi vermeyi bekliyorum. Şu anda tasarımlarım bölümünde 2 adet daha tasarımım duruyor. Onları da yakın zaman içerisinde sipariş edeceğim. Ufak bir sorundan daha bahsetmek istiyorum. Arkadaşlarını davet et bölümünden sosyal ağlar veya mailler aracılığı ile davet edip, hediye kuponu kazanılıyor. Ancak bu bölümde hem mail hem de facebook üzerinden deneme yaptığımda ikisi de başarısız oldu. Bu sistemlerinde bir sorun var sanıyorum. Açıkçası herkesi de davet etmek istemiyorum. Çünkü o insanlara buradan çok güzel hediyeler yapıp, vermeyi planlıyorum.
Tish-o, son derece kişiye özel, rakiplerine fark yaratan bir teklifle karşıma çıktı. İlgimi çekti. Deneyimlemeye karar verdim. Site kullanıcı için rahat bir ortam yaratmış. Ama bahsettiğim ufak detaylar da düzeltilirse daha iyi olacağını düşünüyorum. Bu değişiklikler müşteriyi birkaç gereksiz işlemden kurtarıp, daha hızlıca sonuca ulaşmalarına yardımcı olur. Ürünün satın alımı sonrası süreci gayet başarılı olarak yönetiyorlar. Gelen bilgi mailleri, ürün takip sistemi ve online müşteri desteği gereken bütün bilgilere anında ulaşmanızı sağlıyor. Ayrıca bu alışverişimden kazandığım %10’luk bir indirim kuponum da oldu. Müşteri memnuniyeti açısından son derece güzel bir ikramdı. Sonuç olarak; memnun kaldım, kullanmaya devam edeceğim.
İstenilen ürünlerin veya servislerin bilgisayar teknolojisi, elektronik iletişim kanalları ve
ilgili teknolojiler kullanılarak websitesi üzerinden satılması veya satın alınmasını kapsayan bir kavramdır. Websitesi altyapısı haricinde kullanılan ilgili teknolojilere örnek olarak akıllı kartlar, elektronik fon transferi sistemi, POS terminalleri, faks gibi yardımcı araç teknolojilerini verebiliriz.
Dolayısıyla e-ticaret kararı alan kişilerin kendi içinde minimum seviyede bu hizmeti sağlayabilmek için belirli bir standardı yakalayabilmek adına bu seviyede teknolojileri kullanmak durumundadırlar.
E-ticaret kavramı temelde teknolojiye dayanmakla birlikte operasyonel anlamda da kurgulanmalı ve tüm ayrıntılar düşünülmelidir. Operasyonel olarak tedarikçi/üretici iletişimi, hammadde/ürün teslimat koşulları, lojistik kararlar (depolama, teslimat), müşteri ilişkileri ve ürün teslimi, banka ve sigorta şirketleriyle çalışma koşulları ve takibi, tüketici hakları ve sivil toplum kuruluşlarıyla olan ilişkiler, mevzuat takibi ve yasalara uyumluluk, internet servis sağlayıcı firmaların hizmet anlaşması, muhasebe altyapısı ve kayıt tutma şekli gibi birçok konudan bahsedebiliriz. Zihnimizi bu anlamda sorgulayacak veya canlandırabilecek birçok soru sorabilmeli ve kararlar alabilmeliyiz.
• Mal ve hizmetlerin elektronik ve fiziksel alışverişi hangi yöntemlerle yapılacak ?
• Üretici/tedarikçi çalışma prensipleri hangi koşulları içerecek ?
• Tanıtım, reklam ve bilgilendirme konusunda hangi yöntemler seçilecek ?
• Firmanın kendine ait yasal bir sözleşme metni olacak mı, hangi maddeleri içerecek ?
• Banka ve sigorta firma çalışma koşulları nasıl olacak ?
• Varsa gümrükleme ve konşimento bilgileri nasıl tutulacak ?
• Ürün teslimatı izleme imkanı olacak mı, hangi şekilde olacak ?
• Oluşturulan websitesinin içerik yönetim modülü (CMS) hangi dinamik değerler içerecek ?
• Performans, database, geliştirme ortamı seçimleri, host etme yöntemi, domain alımı nasıl yapılacak ?
• Ticarete konu olan faaliyetlerimizi nasıl kayıt altına alacağız, fatura, muhasebe, denetim verileri hangi şekilde tutulacak ve raporlanacak ?
• Güvenlik önlemlerimiz nelerdir ve hangi seviyede tutulacak ?
• Yeni geliştirmeler için fikir haklarımızın korunması nasıl yapılacak ?
Bu ve buna benzer birçok soru aklımıza gelebilir ve bu sorulara net yanıtlar bulabilmeliyiz. E-ticaret temelde müşteri, satıcı firma, banka, tedarikçi, lojistik firması, sigorta şirketleri arasındaki ilişki ve faaliyetleri kapsadığı için bu anlamda aklımıza gelebilecek tüm faaliyetlere karşılık bulabilmemiz gerekmektedir. Kısaca websitesinde bulunması gereken temel özelliklerden de bahsetmek gerekirse; sık sorulan sorular bölümü mutlaka oluşturulmalı, SSL sertifika satın alınmalı, satıcıya ait iletişim bilgileri yayınlanmalı, müşteri hizmetleri ve destek bölümü oluşturulmalı, kategorilendirme veya alan seçimi kusursuz yapılmalı, geri dönüş bilgileri ve ürün iade kabulu vb noktalarda müşteriye garanti verilmeli veya benzer bilgiler yayınlanmalı, site içi arama, favoriler, son aldıklarım, arama yaparken daraltma özelliği gibi kullanım kolaylığı sağlayan fonksiyonlar eklenmeli, ödeme işlemlerinin hangi yöntemleri kapsadığı net bir şekilde yayınlanmalı ve ödeme aksiyonu kolaylığı, yapılan satışın hangi kurallar çerçevesinde tamamlanacağına dair özet bilgiler sunulması gibi temel özellikler sayabiliriz.
Son yılların vazgeçilmezi internet üzerinden iş imkanları birçok kişinin dikkatini çektiği gibi benim de dikkatimi çekti. Bununla ilgili ne yapabilirim, e-ticaret nedir diye araştırmalar yaparken Şule Özmen’in kitabının varlığını öğrendim ve görür görmez kitabın almaya değer olduğunu hissettim. Henüz kitabı bitirmedim ama yine de herkesle fikrimi paylasabilecek durumda olduğumu düsünüyorum. KItaptaki anlatım kesinlikle her düzeyde insana ulaşabiliyor çok kolay anlaşılır bir anlatım ve aynı zamanda akıcı. Orada okuduğum birçok konuyu deneyerek de öğreniyorum. Bu denemeler sonucunda https://www.turktshirt.com/ adlı site ile karşılaştım ve bu sitenin de yine internet camiası içinde güzel bir girişim olduğunu gördüüm. Bu beni hırslandırdı. Bu sayfada Bursa tshirtleri, Ankara tshirtleri ve hatta İzmir tshirtleri bulunmakta.Özellikle Türkiye ile ilgili tasarımları ayrı bir güzel. Sonuc olarak kitabımı bir an önce bitireceğim ve Şule Hanımın başka kitapları varsa arkasından onları da alacağım ve ben de yakında internet camiasına kendi girişimimle katılacağım. Şule Hanım beni bu kadar cesaretlendirdiğiniz icin tesekkürler.
Lara’ya bu samimi yorumu için çok teşekkür ediyorum. En kısa zamanda onun da e-ticaretteki başarı öyküsünü paylaşmayı umuyorum. Yolun açık olsun Lara, ben ve konuyla ilgili arkadaşlarım sana destek olmak için elimizden geleni yaparız. Yeterki sen önce doğru bilgileri öğren ve altyapını güçlendir.
sevgiler