Veri Ambarı

4 katılım var

İşletmelerde, operasyonel sistemlerde gerçekleşen işlemler sonucu çeşitli veriler üretilmektedir. Geleneksel ticarette geleneksel işlemler sonucu ortaya çıkan verilere, çağımızda, elektronik işlemler sonucu çıkan veriler de eklenmiştir. İnternet, çağrı merkezleri, banka kartı, kredi kartı, üyelik kartı gibi manyetik kartlarla, binlerce müşterinin günün her saniyesinde yapabildiği onlarca işleme, alışverişe ait “terabayt” seviyesinde veri elde edilmektedir. Müşteriler hakkında, tercih ettiği ürün ve hizmetlerden tutum ve davranışlarına kadar tüm detaylı verileri yeni yönetim yaklaşımları, bilgisayar ve ağ teknolojileriyle elde etmek mümkündür.

İşletmelerdeki bilgi sistemlerinin, isim ve kullandıkları yöntemler açısından geçirdiği aşamalar şu şekilde sıralanabilir: “Yönetim Bilişim Sistemleri”nin (Management Information System -MIS) stratejik karar verme sürecinde kullanılmaya başlamasıyla “Karar Destek Sistemle-ri” (Decision Support System -DSS) ortaya çıkmıştır. Karar Destek Sistemleri’nin istenilen bilgiyi doğru ve zamanında üretebilmesi için bu sistemlerin farklı bir yapıda kaydedilen veri ile beslenmesi gereği doğmuştur. Ortaya çıkan verinin ve bilgi ihtiyacının farklılaşması ve artma-sıyla işletmelerde halihazırda tutulan verinin operasyonel bilgi sistemlerinden ayrılma ihtiyacı doğunca “Veri ambarları” gündeme gelmiştir. Veri ambarlarında tutulan veriler, işletmelerin fa-aliyetlerinden elde edilmiş olan, ancak farklı bir yapıda ve farklı bir fiziksel ortamda tutulan, bilgi (information, knowledge) üretmeye yönelik verilerdir. Bu verilerden bazılarının depart-manların kendi kullanım amaçlarına hizmet edecek şekilde ayrılmasıyla “data mart” olarak isimlendirilen her departmana özel veri tabanları oluşmuştur. “Veri madenciliği” ise bu veriler-den çeşitli teknikler, algoritmalar ve sorgulamalarla anlamlı bilgiler keşfetmektir. Veriye dayalı stratejik karar destek sistemlerinin tümü sonuçta “iş zekâsı (business intelligence) çözümleri” olarak isimlendirilmektedir.

Bu bölümde öncelikle veri, enformasyon ve bilgi arasındaki farklılıklar ortaya konacak, daha sonra veri ambarının tanımı, temel özellikleri, sağladığı faydalar, planlanması ve nasıl yararlanılacağı açıklanacaktır.

9. BÖLÜM SORULARI

1. İnternetten alışveriş veya işlem yapmaktaysanız, size özel ve kişiselleştirilmiş sayfalar kullanıyor musunuz? Bunu henüz denemediyseniz herhangi bir portal veya alışveriş sitesinde bunu deneyebilirsiniz. Bu sırada, sizden istenen veriler ve bu verilerin detayları hakkında yorumlarınızı yazınız.

2. Veri, enformasyon ve bilgi arasındaki farklar nelerdir? Örneklerle açıklayın.

3. Veri ambarına neden ihtiyaç duyulmaktadır? E-işletme ve e-yönetici olmanın hangi gereksinimi bu ihtiyacı doğurmuştur.

4. Operasyonel ve enformasyonel veri arasındaki fark nedir? Veri ambarında tutulan enformasyonel verilerin özellikleri nelerdir?

5. Veri ambarlarından yapılan sorgulamalar hangi aşamalardan geçmektedir? Bir işletmenin tüm bu aşamaları gerçekleştirebilmesi sizce neye bağlıdır?

6. Veri ambarı uygulama aşamalarını detaylı bir biçimde araştırınız ve edindiğiniz bilgi doğrultusunda, bu aşamaların gerçekleşmesinde şirket içinden veya dışından rol alacak kişi ya da departmanların kimler olacağı ve bunların hangi rolleri üstlenmesi gerektiği konusuna açıklık getiriniz.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Get Shareaholic
4 katılım var
  1. Bilgehan - 31 Eki 2009 3:27 am

    Böyle güncel ve önemli bir konuyu kitabınızda görmek beni heyecanlandırdı. En kısa zaman kitabınızı okumaya başlayacağım.

  2. Mehmet Subaşı (Bilgi MBA 2009 Güz) - 19 Mar 2010 2:15 am

    Uğur Hoca “Veri’nin tanımı” başlıklı blog makalesinde data-information-knowledge kelimelerinin tanımları ve farkları üzerinde tartışmalıyız diyor. Yukarıdaki sorudaki üç kelime de Uğur Hoca’nın yazdıklarının tercümeleri gibi, fakat muhtemelen veri-enformasyon-bilgi üçlüsü bizim zihnimizde oluşturduğu çağrışımlarla, data-information-knowledge üçlüsünün anadili İngilizce olan bir insanın zihninde çağrıştırdıkları aynı değil. Daha doğrusu bizim dil dünyamızda bu üçü arasında anlam farklılıkları yeterince belirgin değil.

    Uğur Hoca’nın bu yazısına göre Türkçe’de data yerine veri dememizin kökeni Fransızca’da “vermek” kelimesinden türetilen “done”ye dayanıyormuş. Bilgi kelimesi için de hoca -bize de derslerinde birkaç kere tekrarladığı- çok güzel bir tanım yazmış: “Bilgi belirsizliği azaltan bir veri türüdür”. Yazının devamında hocanın “information” ve “knowledge” yerine farklı Türkçe kelimeler bilen var mı diye sormasını takiben verimli yorumlar da yapılmış.

    Ben de günümüz Türkçesinde en fonksiyonel tercümelerin soruda ki gibi veri-enformasyon-bilgi şeklinde olduğunu düşünüyorum. Şahsen kendim veri yerine data demeyi tercih ederim. Eski Türkçede bilgi ile ilgili anlam karışıklığını giderici malumat ve ilim kelimeleri vardı. Malumat tam olarak “information” kelimesine, ilim de “knowledge” kelimesine denk geliyor. Zaten ikisi de arapçada aynı kökten türeyen kelimeler. Malumat olmadan ilim olmaz ama her malumat ilim değildir, malumatın gereksizi ilme manidir falan gibi tanımlamalar da varmış klasik mantıkta. Bugün ise bu kelimeler artık işlevsiz. Enformasyon ve bilgi kelimelerine alternatif yok gibi. Tek problem bilgi kelimesini “knowledge” ve “information” arasında tam olarak nereye oturtacağımıza karar veremiyoruz.

    Veri –veya benim tercihim olan data- deyince şahsen ben 1 ve 0’ları düşünüyorum. Datalar bilginin en ilkel ve kaba hali ve -bu işlenmemiş durumda da gerçeği ifade etmekle beraber- herhangi bir fonksiyonel değerleri yok. Bu datalardan bir fayda elde etmek için ortada bir amaç ve bu amaca ulaşmak için tasarlanan zihinsel bir süreç olmalı. İşte böyle bir amaç için belirli süreçleri kullanarak dataları kategorilere sokup, organize etmeye çalıştığımızda enformasyona dönüşüyorlar. Enformasyon bize datalardan çok daha fazla anlam ifade ediyor ve bize ortaya çıkan sonucu yorumlama şansı veriyor. Bilgi de zaten bu yorumlama faaliyeti sonucuyla ilgili. Yani bilgi insanın enformasyon üzerinde gerçekleştirdiği zihinsel faaliyetler sonucunda bir problemi çözmesiyle ve bir sonuca ulaşmasıyla ortaya çıkıyor.

  3. Mehmet Subaşı (Bilgi MBA 2009 Güz) - 19 Mar 2010 2:18 am

    Uğur Hoca ile son dersimizde bu konu üzerinde konuştuğumuzdan yaptığımız bir CRM ödevi üzerinden örnek vermek istiyorum. Bir grup müşterinin bir yılı kapsayan ve binlerce üründen oluşan onlarca sayfalık alışveriş listeleri sadece veridir. Bu verileri -mesela tüketicilerin alışveriş tercihlerini veya satınalma patikalarını anlamak için- kategorilere ayırırarak ve organize ederek enformasyon haline getirebiliriz. Enformasyon veriye göre hedefimize ulaşmada daha anlaşılabilirdir. Örneğimizden devam edersek müşteriye yeni bir ürünün promosyonunu yaparak onun Yaşam Boyu Değeri’ni artırma gibi bir amaçla bu enformasyon üzerinde çalıştığımızda bir çözüm veya uygulama geliştirmiş, yani bilgi üretmiş oluyoruz. Bu bilgi esasında bahsedilen kontekste bir CRM uygulaması. Pazarlamak istediğimiz yeni ürünü hangi müşteri grubuna, hangi kanalları kullanarak ve nasıl bir teklifle iletirsek en iyi sonucu alırız sorusuna cevap vermek için ilk başta pek birşey ifade etmeyen veriler üzerinde yapılan bir çalışma. Bu çalışmanın süreçlerinde data enformasyona, o da en sonunda bilgiye dönüşüyor. Burada bilgiyi veri ve enformasyondan ayıran önemli bir fark da bilgide insan faktörünün çok daha fazla olması. Yani veri ve enformasyon daha çok bilgi bankalarını ve teknolojiyi anımsatırken, bilgi üretme süreci tamamen insanın zihinsel süreçleriyle alakalı. Böyle bir CRM uygulamasında başarı farkını yaratan faktörler, enformasyonu yorumlayarak ve anlamlı hale getirerek bilgiyi üreten insanın tecrübesi, uzmanlığı, deneyimi, sezgileri vesaire.

    Soruda bulunmasa da bana göre veri-enformasyon-bilgi üçlemesinden sonraki aşama ise bilgi yönetimi. Başarılı firmalar ürettikleri ve organize ettikleri bilgiyi organizasyonları içinde hızla fonksiyonel hale getirip sonuç alan ve bu sonuçlardan gelen deneyimle bilgi birikimlerini artıran yapılardır. Yani bir tek CRM uygulamasından alınan sonuçlar doğru bir şekilde analiz edilerek organizasyonun entelektüel kapitaline eklemlenebilir. Bilgi yönetimi üretilen doğru bilgiyi organizasyonda bu bilgiye ihtiyacı olan her insana ve departmana hızla ulaştırmayı gerektirir. İnsan tarafından üretilen her değerli bilgi doğru şekilde analiz edilmeli, arşivlenmeli, paylaşılmalı ve organizasyonel süreçlere hızla entegre edilmelidir. Yine örneğe dönersek, başarılı CRM uygulamalarını genel CRM stratejisine ve süreçlerine eklemliyebilen bir firma bir uygulamadan ötesine geçmiş ve CRM yapan firma haline gelmiş olur. Elde ettiği bilgiyi tek bir uygulamayla boğmayarak iyi yönetmesi sayesinde kurum artık öğrenen bir organizmadır ve CRM IQ’sunu sürekli artırmaktadır. (Yaptığım yorumlarda CRM açısından teknik hatalar yaptıysam bu sadece benim Uğur Hoca’nın anlattıklarını algılamamla alakalıdır, kendisi ile ilişkilendirilmemelidir).

  4. Mehmet Subaşı (Bilgi MBA 2009 Güz) - 19 Mar 2010 2:22 am

    Enformasyon, bilgi ve onun yönetimi önümüzdeki günlerde hem IT dünyası hem de insanlık için en güncel konulardan biri olacak. Bu noktada Mohanbir Sawney’in kitabınızda alıntıladığınız düşüncelerine tamamen katılıyorum. Google.com’un kurucuları Brin ve Page Google’ın halka açılmasında hemen önce Playboy dergisine verdikleri meşhur röportajda şöyle demişlerdi: “Belki gelecekte beyninize iliştireceğimiz Google’ın küçük bir versiyonuyla dünyanın bütün bilgisine anında sahip olacaksınız, ki bu oldukça heyecan verici”. İnsanın içinden beynimizde bir Google çipi eksikti demek geliyor. Burada konumuz açısından ilginç olan bu cümlede “knowledge” kelimesinin kullanılması. (“Perhaps in the future, we can attach a little version of Google that you just plug into your brain…then you’d have all the world’s knowledge immediately available, which is pretty exciting”). Öncelikle Google’ın bilgiyi yönetmemizi sağlayan servisleri olmakla beraber bilgiden çok enformasyon sunduğunu söylemek daha doğru olur. Zaten misyonlarını dünyanın enformasyonunu organize etmek olarak tanımlarken “knowledge” değil “information” kelimesini kullanıyorlar (to organize the world’s information and make it universally accessible and useful).

    Post-modern insanı betimleyen bir tabloda bir adam sandalyede oturmuş önündeki yüzlerce tabloya aynı anda bakmaya çalışıyordu. Bizler de aynı tablodaki adam gibi İnternet’te tarayıcı üzerine tarayıcı açıyoruz, bir haberden diğerine atlayıp duruyoruz. Bilgi üretebilmenin olmazsa olmaz koşulları yoğunlaşma, sabır, disiplin gibi yeteneklerimiz sürekli törpüleniyor. Enformasyon bolluğu bizleri bilgi fukarası yapıyor. Sawney’inkine benzer bir ifade Economist’in 2010 özel sayısında Yahoo’nun CEO’su Carol Betz’in makalesinde vardı. Betz yeni dönemde en başarılı patronların enformasyon girdabında başları suyun üstünde yüzebilenler olacağını söylüyor.

    Birçok yerde İnternetin global beyin olarak tanımlandığını görmüşüzdür. Internet global olarak düşünmemizi sağlayan bir platform gibi resmediliyor. İnternet herşeyden önce bağlantıydı, tıpkı beyindeki nöronlar arasında olduğu gibi bütün bu devasa yapı bağlantılar üzerinden gelişti. Bu metafor üzerinden düşünürsek Google’ın dünyanın bütün enformasyonunu organize etmek ve bunu evrensel olarak ulaşılabilir ve faydalı hale getirmek misyonunun ne kadar büyük bir iddia olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Misyonun fayda bölümü tartışmaya açık. Bence faydalı olan enformasyon değil bilgidir. Ve bilgi tamamen insanla, insanın düşünsel süreçleriyle ve bulunduğu sosyal ortamla alakalıdır. Bir enformasyonu faydalı veya zararlı hale getirmek de yine insanla alakalıdır. Enformasyonu milyonlarca sunucuda endeksleyip onu arayana ulaştırmak maalesef her zaman fayda yaratmıyor.

    Bununla beraber İnternet insanlığın problemlerine çözüm bulması için alternatifi olmayan bir platform sunuyor. Her yeni bilginin kurumsal yapının içinde hayalet gibi kolaylıkla gezebildiği ve bu bilgiden faydalanabilecek herkese anında ulaşabildiği bir şirketi düşünün, öğrenen ve kendi ufkunu sürekli genişleten bir organizasyonu. İnternet de insanlığa toprak, doğa, su gibi sınırlı ekonomik kaynaklarını bilgi gibi sınırsız olan bir kaynakla daha verimli kullanma ve paylaşma olanağını çok daha etkili bir biçimde sunabilir. Fakat bu bilgiyle alakalı birşeydir, enformasyonla alakalı değil. Ve yine tekrarlayacağım bilgi nihayi noktada tamamen insanla alakalıdır ve mekanik değildir. Bunun yönetilmesi de insana ait bir süreçtir. Dahası bilginin öğrenilmesi de insandan öte toplumla alakalıdır. Günümüzde bilgi ekonomisi diye adlandırdığımız değişim insanlığın büyük çoğunluğuna umudu ve coşkuyu değil korkuyu ve belirsizliği hissettiriyor. Bilgiye sahip olanlar ile olmayanlar arasındaki fark insanların sosyal ve ekonomik durumlarını sanayi ekonomisinde göremeyeceğimiz kadar farklılaştırıyor.

    Burada Google adına gerçek sıkıntı, dünyanın bilgisini yönetmeye talip bir şirket olarak bu büyük iddianın altından kalkacağı liderliği gösterememesi. Bilginin herhangi bir toplumsal organizasyonda “fayda” sağlayabilmesi her zaman bir liderlik gerektirir. CRM örneğine dönersek başarılı bir CRM uygulamasının bir şirkette değerinin kavranması ve organizasyonun bunun sonucunda kendini geliştirerek başarılı bir CRM şirketine dönüşmesi bir liderliği gerektirir. Böyle bir liderlikle meydana gelen kurumsal değişim sadece ve sadece insanla alakalıdır ve buradaki en kritik unsur liderliğe (bu bir kişi –hatta kişi- olmak zorunda değil) duyulan güvendir. Ve bilginin en değerli ve fonksiyonel tezahürü bu tür kollektif değişimlerdir. Bilgiyi gerçek anlamda “faydalı” hale getiren de budur.

    Dediğim gibi Google misyonunda belirttiği iddianın gerektirdiği sorumluluğu ve liderliği gösterebilecek durumda değil. Google’a önümüzdeki dönemde en büyük dışsal tehditler endüstrideki ve endüstri dışındaki rakipleri değil sosyal, siyasal ve legal yapılar olacaktır. Bu yapıların güvenini kazanacak liderliği göstermek ise “Don’t be evil” sloganından öte bir vizyonu ve söylemi gerektiriyor. Burada kastettiğim sadece Google’ın hükümetten daha fazla iş koparmak Çin’de servislerini kendi kendine sansürlemesi, birçok insanın Google’ın Gmail, Street View, Latitude… gibi servislerindeki politikalarından dolayı güvenilmez bir dijital Big Brother olarak görmeleri veya son günlerde Murdoch’un Google’ı haber hırsızlığıyla suçlayıp buna karşı Microsoft ile ittifak kurması gibi güncel olaylar değil.

    1984’ü veya Mad Max filmlerini anımsatan şöyle bir senaryo hayal edin. Kaynaklarımız birgün o kadar kıt hale geliyor ki insanlığın önünde iki seçenek kalıyor. Ya sınırlı ekonomik kaynaklar için –mesela su kaynakları ile ilgili iddia edildiği gibi- toplumların birbiriyle savaşmak zorunda kalacağı bir dünyada yaşayacağız ya da karıncalar veya arılar kadar planlı, ahenkli ve organize olup global bir işbirliği içinde kaynakları paylaşarak barış içinde yaşamımızı devam ettirebileceğiz. Bu global yapıyı organize edebilecek bilgi de bir şekilde var ve ticari bir kurumun mülkiyetinde. İnsanlık bu durumda savaşmadan varolabilmek için bu kuruma boyun eğer mi? Toplumlar böyle bir totaliter boyunduruk altında yaşamaktansa özgürlüğü ve kaynaklar için savaşı mı tercih eder? Eğer bu yapıya tüm idari yetkilerini devredecekse bunu hangi koşullarda yapar?

    Bu senaryo sadece bir beyin egzesizi olarak yazıldı. Burada anlatmak istediğim şey enformasyonu bilgi sistemleriyle ve bilgi bankalarıyla yönetebilirsiniz, ama onu bilgi haline getirerek “fayda” sağlamak tamamen insanlarla ve yaşadıkları toplumla alakalı bir şey. Uzun vadede dünyanın ve webin nasıl bir gelişim izleyeceğini tahmin etmek çok zor. Kesin olan şey internetin fonksiyonunun ve öneminin her geçen gün artacağı ve internetin kimler tarafından nasıl yönetileceği, internetteki enformasyondan ne kadar faydalı ne kadar zararlı bilgiler üretileceği ve bunun sonuçlarının neler olacağına dair sorularının çok kritik bir hale geleceği.

katılım yapın
Dijital Pazarlama
Merve Gözüküçük Bilgi Üni. Bilişim ve Teknoloji Hukuku 2012 tarafından
E-İş Modelleri
Vuslat Çamkerten (Bilgi University - MBA, 2011) tarafından
Elektronik Ticarette Ödeme Sistemleri
Hidayet Ok tarafından
Yandex Arama Motoru Av. İlke Deniz Durna Bilişim ve Teknoloji Hukuku Yüksek Lisans Programı
Akakce.com İş Modeli (Zeynep D. Yıldız Bilgi Üniversitesi)
Web Sitesinde Ürün Kategorizasyonu (Vuslat Çamkerten Bilgi MBA 2011 Bahar)
Ağ Ekonomisi Üstüne (Mehmet Subaşı Bilgi MBA 2009 Güz)
Ağ Ekonomisi ve Elektronik Ticaret
10 katılım var
E-Ticarette Evreler, Efsaneler ve Gerçekler
4 katılım var
E-Ticarette İdari ve Teknik Adımlar
6 katılım var
E-İş Modelleri
7 katılım var
Web Sitesi Özellikleri ve E-Hizmet Kalitesi
8 katılım var
E-Dönüşüm Stratejileri ve SWOT Analizi
2 katılım var
Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY) ve E-MİY
3 katılım var
Dijital Pazarlama
4 katılım var
Veri Ambarı
4 katılım var
Veri Madenciliği
katılım yok
Elektronik Ticarette Ödeme Sistemleri
3 katılım var
Elektronik İşletmelerde Güvenlik
3 katılım var
anasayfa - hakkında - iletişim
her hakkı saklıdır . 2009